HALİS ULUÇ GÜRKAN
Ankara Milletvekili-DSP
URFA - 1945, Vahit H., Nebahat - Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi - İngilizce - Uluslararası İlişkiler, Ekonomist, Gazeteci- Cumhuriyet ve Dünya Gazeteleri Yazarı, Anka Ajansı, Sabah, Güneş Gazeteleri Temsilci, Yazar ve Genel Yayın Yönetmeni - XIX ve XX nci Dönem Ankara Milletvekili - TBMM Eski Başkanvekili - Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Grubu Başkanı, Batı Avrupa Birliği Asamblesi Başkanı - Evli, 2 Çocuk.
Vahit Halefoğlu ( 19.11.1919)
24 Kasım 2007Vahit Halefoğlu ( 19.11.1919)
Vahit Kiler
24 Kasım 2007Vahit Kiler
1966 yılında Bitlis’in Hersan Mahallesi’nde doğdu. Daha ilkokuldayken yaşamın kolay olmadığını ve çalışması gerektiğini öğrendi. Devrim İlkokulu, Bitlis Ortaokulu ve Bitlis Endüstri Meslek Lisesi’nde okudu. 18 yaşına kadar Bitlis’te kaldı. Askerlik çağı gelip de askere gittiği zaman herkesle çok iyi anlaştı ama yine de en yakın arkadaşları Bitlisliler oldu. Gün gelip Bitlis’ten ayrılarak babası ve kardeşleri ile birlikte İstanbul’a yerleşip iş hayatına atıldı. Yokluktan varlığa uzanan hayat hikayesinde Bitlis’i hiç unutmadı ve ihmal etmedi. Dostlarından, arkadaşlarından ve Bitlis’in sorunlarını hergün yaşayanlardan, Bitlis’i hep dinledi. Bitlis’e her zaman gidip geldi. İşadamlığından milletvekilliğine uzanan süreçte Bitlis’e hizmet aşkı O’nu hep kamçıladı.
Vasıf Çınar ( 1895)- (1935)
24 Kasım 2007Vasıf Çınar ( 1895)- (1935)
——————————————————————————–
HAKKINDA YAZILANLAR
Vasıf Çınar ve İzmir’e Doğru Gazetesi Yazıları
Tülay Alim Baran
Arma Yayınları / Tarih/Anı Dizisi
İstanbul Temmuz 2001
Vasıf Çınar (1895-1935) Milli Mücadele başarısında önemli rol oynayan İzmir’e Doğru gazetesindeki yazılarıyla öne çıktı. Milli Mücadelenin kazanılmasından sonra Milli Eğitim Müdürlüğüne getirlidi. 1927 yılında milletvekili seçildi. 8 Mart-22 Kasım 1924 ve 2 Kasım 1927-25 Eylül 1930 yılları arasında Maarif vekilliğinde bulundu. Bu görevi sırasında Tevhid-i Tedrisat kanununun
çıkarılmasında etkin rol oynadı. 1927 ve 1931 yıllarında İstiklal Mahkemesi savcısı olarak görev yaptı. Prag ve Moskova büyükelçiliklerinde bulunan Çınar 1935′de Moskova’da hayatını kaybetti.
Tülay Alim Baran tarafından hazırlanan bu kitap 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Vasıf Çınar hakkında ayrıntılı bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde genel olarak Milli Mücadele dönemindeki Türk basınına ilişkin bilgiler, son bölümde ise Vasıf
Çınar’ın İzmir’e Doğru gazetesinde yayınlanan yazıları bulunmaktadır. (Arka Kapak)
Vecdi Gönül ( 1939)
24 Kasım 2007Vecdi Gönül ( 1939)
Kocaeli Milletvekili-AKP
Mehmet Vecdi Gönül ERZİNCAN-1939, Mustafa Saffet, Lütfiye-A.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesi, TODAİE, ABD Güney California Üniversitesi Master-İngilizce-Mülki İdare Amiri, Vali-Kaymakam, Mülkiye Müfettişi, İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürü, Kocaeli Valisi, Emniyet Genel Müdürü, Ankara, İzmir Valisi, YÖK Kurucu Üyesi, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, Sayıştay Üyesi ve Başkanı, Avrupa ve Dünya Sayıştaylar Birliği Divan Başkanı, Dünya Sayıştaylar Birliği Teşkilatı Denetçisi -TBMM Başkanvekili-Evli, 3 Çocuk.
58. VE 59. HÜKÜMET MİLLİ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL
Mehmet Vecdi Gönül, 1939 yılında Erzincan’da doğdu.
Devlet bursu ile kazandığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni 1960 yılında bitiren Gönül, aynı yıl Erzincan İl Maiyet Memurluğu’na atandı. 37. Dönem Kaymakamlık Kursu’nu birinci olarak bitiren Gönül, 9 yıl süre ile değişik yerlerde kaymakam vekilliği ve Kaymakamlık yaptı (Araban, Tercan, Gerger vekaleten, Doğanhisar, Çamardı, Hozat, Narman asil Kaymakam olarak).
1970 yılında İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Şube Müdürlüğü’ne getirilen Gönül, 1972 yılında açılan Mülkiye Müfettişliği sınavını birincilikle kazanarak Mülkiye Müfettişi oldu.
1975 yılında İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürlüğü’ne atanan Gönül, 1976 yılı başında Kocaeli Valiliğine atandı.
Vecdi Gönül, 1977 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, 1978 yılında Merkez Valiliği’ne 1979 yılında ise Ankara Valiliği’ne getirildi.
1981 yılı sonunda Yüksek Öğretim Kurulu Kurucu Üyeliği’ne seçilen Gönül, daha sonra 1984 yılında İzmir Valisi oldu.
1988 yılından itibaren de İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulunan Gönül, TBMM’nin 8 Mayıs 1991 günlü Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile Sayıştay Başkanlığı’na seçildi. Gönül, başkanlık görevinin sona ermesinin ardından Sayıştay’da bir süre üye olarak görev yaptı.
18 Nisan 1999′da Kocaeli milletvekilli olarak parlamentoya giren Gönül, 1999 yılında da TBMM Başkanvekilliği’ne seçildi. 2001 yılında bu görevden ayrılan Gönül, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçti.
AK Parti’de MKYK üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı görevi yapan Vecdi Gönül, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyeliği görevinde de bulundu.
Gönül, evli ve üç çocuk babası.
Mehmet Vecdi Gönül, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Kocaeli milletvekili olarak parlamentoya seçildi.
Vefa Tanır
24 Kasım 2007Vefa Tanır
İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Güven Partisi ve DYP Kurucu üyesi. Evli, 2 çocuklu. Fransızca biliyor. Milli Savunma Bakanlığı yaptı.
Velid Canbolat
24 Kasım 2007Velid Canbolat
HAKKINDA YAZILANLAR
Dağın Laik Şeyhi
Erdal Şafak
Sabah
arsiv.sabah.com.tr/2005/04/01/cp/gnc105-20050313-102.html - 74k -
Velid Canbolat, Lübnan Dağları’nda kuş uçurtmayan, inançlarını yüzyıllardır kimsenin çözemediği 200 bin Dürzi’nin hem ruhani hem de siyasi lideri.
Bu hafta konumuz biraz farklı. Bir insandan yola koyulup, bir ülkenin, bir derebeyi ailesinin ve dışa kapalı bir inanç topluluğunun içine sızacağız. Anadolu’nun da dahil olduğu mitolojik coğrafyada binlerce yıldan beri kanat çırpan -soyu iyice azalmış- bir kartal topluluğunu anlatacağız. Beyrut’un güney kapısından çıkın. Şuf yazılı oku izleyin. Hafifçe güneydoğuya yönelmiş oluyorsunuz. İlerde bir rampa çıkacak karşınıza sonra bir tepe. Daha sonra o tepenin ardında başka tepeler göreceksiniz önünüzde ve arkanızda. Lübnan Dağları’ndasınız. Rivayete göre, Olympe’deki tanrıların yazlık mekanıydı burası. Zeus’tan Afrodit’e, Apollon’dan Uranos’a kadar cümle büyük-küçük tanrı, Akdeniz ikliminin (Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağmurlu) o boğucu günleri başlayınca, bavullarını toplayıp Lübnan Dağları’na göç ederlerdi. Hatta Sisyphe bile, çilesini biraz olsun katlanılır hale getirmek için, o aylarda ebedi cezası kayasını sırtlayıp soluğu buralarda alırdı. Zeus’un hoşgörüsü ve izniyle. Tepeye varınca manzara soluğunuzu kesecek. Karşıda, paralel uzanan bir sıradağlar daha (Onun da adı Anti-Lübnan Dağları), iki dağ zinciri ortasında ünlü Bekaa Vadisi ve tepeler arasından el sallayan masmavi Akdeniz. Ve bir de binlerce yıldan beri varlığını sürdüren, daha doğrusu hayatta kalmaya çalışan, dünyanın en güzel ağacı olan sedir ormanları. (Not: Lübnan Dağları dışında sedir ormanları bir de Toroslar’da var. Ancak tükenmek üzere. Aranızdaki çevrecilere ve vicdan sahiplerine sesleniyorum; bir şeyler yapmazsanız, yapmazsak, 5 bin yıllık ormanları bundan böyle sadece ansiklopedilerde görebileceğiz.) Küreselleşmenin öncüsü Finikeliler-Atlantik’e bile yelken açmışlardı-ticaret gemilerini her türlü doğal koşula dayanıklı o sedir ağaçlarından yaptılar. Hazreti Süleyman’ın mabeti de Lübnan’dan kesilen sedir ağaçlarıyla inşa edildi. Derler ki Kudüs’te Hazreti Süleyman’ın mabedine sedir kerestesi taşıyan Saydalı işçiler, bugün Lübnan Dağları’nda yaşayanların büyük büyük büyük (Zincirin ilk halkalarına ulaşmak için “büyük” sıfatını en az 50 kez tekrarlamamız gerekiyor) dedeleriydi. Onlara “Dürzi” deniyor. İnançlarıyla ilgili rivayet çok ama “ifşa edilmiş” sır yok denecek kadar az. Hem de bu bilgi çağında bile! Kimilerine göre, Müslüman ama İslam’ın beş şartını iptal etmiş bir kol. Kimilerine göre, Müslüman sayılsalar da ilkeleri İslam’ın çok uzağında olan bir inanç sistemi. Kimilerine göre, zahiri olarak (görünüşte) Müslüman ama Batıni olarak (iç dünyalarında) farklı bir inancın sahibi. Kimilerine göre, Müslüman hem de Sünni, ama yorumları değişik. Kimilerine göre, Müslümanlığın Şii kolundan ve İsmaililiğe yakın, hatta “Dağın Şeyhi”, yani Alamut Kalesi’nin efendisi Hasan Sabbah’ın müritleri. Kimilerine göre, Budizm’le akraba, reenkarnasyona inanan bir topluluk.
HERKES DÜRZİ OLAMIYORKimilerine göre, Museviliğin su katılmamış yorumundan etkilenmiş inanç sistemi. (Kanıt olarak, ancak Dürzi doğanların Dürzi olabilmesi yasası gösteriliyor. Topluluk dışı evlilik zaten binlerce yıl önce yasaklandığı için bir Dürzi ile hayatınızı birleştiremiyor, yani eş durumuyla Dürzi olamıyorsunuz. Aynı şekilde, “İnancınızı paylaşıyorum, Dürzi olmak istiyorum” diyene de hemen kapıyı gösteriyorlar.) Kimilerine göre, Tapınak Şövalyeleri’ne (Sadettin Tantan’ın kulakları çınlasın), oradan da Mason
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder